alevi islam logo
alevi islam logo
Beyt Beytullah

Beyt Beytullah

04.06.2024

                                                       BEYT,  BEYTULLAH

“Kabe, Âzeroğlu İbrahim’in binâsıdır. Gönül ise, Celîl ve Ekber olan Allâh’ın nazargâhıdır.” (Hz. Mevlana)

Kıblem Kabe’yi Beytullah” deriz.

Yani “Yönüm Allah’ın evi Kâbe’dir” denmek istenir.

Ne demektir bu? Aleviler de kıble anlayışı nedir?

Bu sohbetimiz de  “Beyt” kavramını irdelemek istiyoruz.

Aleviler “Beytullah” yani Beyt’ten ne anlam çıkarmaktadırlar. Alevilik görüneni değil, görünenin ardındaki gerçeği arar. Aslında gerçek görünümün ardında yatar. Görünenin ardındakini görmeye / bulmaya da idrak gerekir. Zahir anlamdan çok batın anlamını esas alınıp aranır.

Kırma gönül Beytullah’ını yapan bulunmaz, bulunmaz” der âşık.

Neden yapılamıyor?

Hiç düşündünüz mü, kıble neden bir ev (Beyt) dir.

Ev’e yöneliş, ev’e işaret neden?

Kâbe Âdem ile Havva’nın da aynı zamanda evidir. İnsanlık tarihinde “Ev’e” yöneliş yaşamı, “Evcil” yaşamı başlatan ilk insanın evidir…

Daha önceki yaşam nasıldı?

Yabani yaşamdı. Kimi insanımsılar dağlarda, mağaralarda yaşıyor, avlanıyor, gerektiğinde birbirinin etini yiyor, kanını içiyor, yeryüzünde fesat çıkarıyorlardı.

Ev ve aile mefhumu yoktu.

Kur’an “İnsanlık için dikilmiş ilk ev Mekke’de ki Kâbe’dir,” der.

Kendinden önce ev olmayan en eski ev derken bu kastedilir.

Bunu açmak ve işlemek gerekiyor.

Yeryüzünde eve dayalı yaşam bu ev ile başladı, dedik.

Barbarlıktan uygarlığa geçişin adı oldu bu ev!

Ev ile insanlık sıçramasının ilk hamlesi olduğunu, hayvanca yaşamdan insanca yaşama ilk olarak Ev’e dayalı düzen ile geçildiğini anlamaktayız.

Şu soruyu sormak lazım: “Eğer ev yaşamı olmasaydı ne olurdu?”

Ormanlardaki hayvanlar gibi ailesiz, anne baba belirsiz, kim kiminle nerde yatıyor, kalkıyor belli olmayan bir yaşam…

Erkek, kadın, çoluk, çocuk sokaklarda, ortalıkta…

Evet! Bütün bu olumsuzluklardan insanı “Ev” koruyor.

Demek oluyor ki insan hayatının en gereksinimi “Ev” dir.

Yönüm “Beyt” (Ev) derken (Kıblem Kâbe’yi Beytullah) hiç meselenin bu yüzünü düşünüldünüz mü? Derinlikten maksadımız da budur.

Ev’e yönelmek, ev’in kutsallığını, önemini kavramak, dokunulmazlığını görmek, oradaki yaşama saygılı olmak manasını taşımıyor mu?

Ev’e dayalı yaşamı, evcil hayatı yüceltmek, onun etrafında dönüp kutsamak, etrafında durmak, ona sarılmak, ondan ayrılmamak demektir.

Ev’e yöneliş (Kıbleye dönmek) yüzünü eve dönmek; evle temsil edilen aileye, medeni hayata dönmek, ev yaşamını benimsemek, evi, aileyi, anneyi, babayı, çocukları, komşuları değerli bilmek ve bunları yaşamak / yaşatmak demektir.

"Oturduğun yeri pak et, yediğin lokmayı hak et"

 Hacı Bektaş Veli

Oturduğun yeri yani evini pak et, Çünkü ev kutsaldır, ev dışarıyla içeriyi ayıran eşiktir. Ev, aile bireylerinin toplandığı dertlerinin paylaşıldığı ve yaralarının sarıldığı sevgi ortamıdır.  Evi bizler yaparız. Nasıl inşa edersek içerisinde öyle otururuz ve evde çocuklarımız da öyle büyürler.

Neden bir taş, put, tapınak değil de ev?

O evi kendine ev olarak yapıyor, kutsuyor, kutsallaştırıyor… Oysa orada ne Allah, ne de melekler hiçbir şey yok, içi bomboş, dört duvardan ibaret kuru bir ev.

Allah “lâ mekân”dır. Evi olan, mekânı olanın adı Allah olur mu (hâşâ) hiç?

Ayeti kerimede de bildirildiği gibi; “Doğu da batı da yalnız Allah’ındır. O halde nereye dönerseniz orada Allah’ın yüzü vardır…”(Bakara 115)

Yüzünü nereye dönersen orada, insanın gönlündedir Allah. Nerede ararsan, nerede yaşar ve yaşatırsan oradadır Allah!

Allah her şeyi kuşatmıştır. İnsanla birliktedir. İnsan cemalinden başka cemal yoktur.

O zaman şunu anlamak gerekiyor: Ben ev hayatında; aile sıcaklığında, baba merhametinde, anne şefkatinde, çocuk sevgisinde, kardeşlikte, komşulukta, evler arası medeni ilişkilerde; iyilikte, güzellikte, doğrulukta, ikrarda, vefada, sadakatte, emanette, güvende, sevgide, dostlukta, ahlakta ve merhametteyim.

Yani, bu değerlerin yaşadığı yerdeyim…

Onun için orası benim mekânım, ev’im!

Böylesi bir hayatı evinde yücelten beni de yüceltmiş olacaktır!

O değerlerle yücelen insan, temsil ettiği değerlerin de tümünü yüceltir, kutlu kılar.

 Bunun içindir ki Aleviler, evlerinin kutsallığına çok önem verip o kutsallığı yaşattılar. Nefsinin Yezit, rahmani aklının Hüseynilik olduğunu bilip, iyiyle kötüyü birbirinden ayrıştırdılar. Evine her gelen konuğu Hızır olarak görüp önemsediler. Cömert oldular, cömert yaşadılar. Sofraları açık oldu. Hakk aşkına nice kurbanlar kesip paylaştılar.  Namusunu ve şerefini her şeyin üstünde tuttular. Pirine verdiği ikrarda sabit kaldılar. Onun içindir ki köylerinde hırsızlık, ahlaksızlık, namus meselesi olmadı. Yoksulunu korudular. İnsana hizmeti Hakk’a olduğuna inandılar. İncinse de incitmediler. Varlıkta Hakk’ı görüp doğayı tahrip etmediler. Avcılık yapıp doğanın dengesini bozmadılar. Ve o yüce değerleri günümüze kadar kirletmeden taşıdılar. Öyleyse can alıcı soruyu soralım: Aynı değerleri günümüzde yaşatabiliyor muyuz?  Yaşatanlara aşk ola…

 Ali Rıza UĞURLU

 

 

 

HAFTALIK CEM SOHBETLERİ

Bayram Ariflerindir

Bayram Ariflerindir

BAYRAM ARİFLERİNDİR Farkında Olmalı İnsan… Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı. ...

Devam
Kurban Bayramı

Kurban Bayramı

KURBAN BAYRAMI CEM SOHBETİ Hepinize aşk-ı niyaz ediyorum. Bir Kurban Bayramı ceminde yine bir araday ...

Devam
EDEP

EDEP

Yeryüzünde tek bir din vardır çünkü bütün dinlerin esası aynıdır. Bütün dinler insanı iyiye doğruya, ...

Devam
ŞAH İSMAİL (HATAYİ)

ŞAH İSMAİL (HATAYİ)

Yedi Ulu’lardan biri olarak kabul görenHatayi ‘nin gerçek adıŞah İsmail’dir.İran‘ınErdebilşehrinde 1 ...

Devam
Anneler Gününün Tarihçesi

Anneler Gününün Tarihçesi

Anneler Günü kendini 1600'lü yıllarda İngilizler ‘in "Mothering Sunday" (Anneler Pazarı) kutlamaları ...

Devam
İNSAN-I KAMİL

İNSAN-I KAMİL

İnsan’ın kitab-ı kâinattır. Yani kâinatta ne varsa kendisinde toplanmıştır. Bu nedenle imam-ı Ali "s ...

Devam
""
Top